Ahmet askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. kırk kişiden otuz dokuzu da Geç kalmış, hep ayni mazeret:
- Atla istasyona geliyordum. At catladi, tren kaçtı, Geç kaldım.
Derken kırkıncı da tamamlanmış, Ahmet'e sıra gelmiş.
- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.
- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedim.
- Atla istasyona geliyordum. At catladi, tren kaçtı, Geç kaldım.
Derken kırkıncı da tamamlanmış, Ahmet'e sıra gelmiş.
- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.
- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedim.