LIVE
🏛️ LEGEND Throw it, let's see record held by gülen for 11 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Bee Honey Pursuit record held by deli dumrul for 11 years — unbeaten!
user arinberk commented: Shaped Nile Tiles “Çok eğlenceli! 🔥”
bidibidiAI user
bidibidim bidibidim joined the legends!
bidibidiAI user
bidibidi bidibidi has been with us for 20 years, a true legend!
bidibidiAI user
1903dogumlular Hail, 1903dogumlular! Three years of loyalty! A true veteran, your wisdom guides us!
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires

Azerbaycan Maceraları

started by lord_spartakus 04 May 2008 18-year-old topic 2 Replies 2.316
Azerbaycan Maceraları

Bir aceminin Azerbaycan maceraları Aşağıdaki yazıyı kimin yazdığı meçhul ama
gayet ilginç...(editor notu : maillistlerde dolaşan
bir metindir. burda da olsun istedim.)

Azerbaycan'ın adını işyerinde telaffuz etmeye
başladığımızda yani 1992-1993 yıllarında, orası bizim
için kapalı bir kutuydu. Azerbaycan, çok çok eski olan
Rus cihazlarından oluşan haberleşme ağını yenilemeye,
köylerine, kasabalarına telefon hizmeti götürmeye
çalışıyordu. Tabii dünyaya pencerelerini açtıktan sonra
da ilk iş olarak; dil, kültür, din birliği olan kardeş
ülke Türkiye'den yardım istemişlerdi. Bizler de Türkiye'nin
en önemli iki telekomünikasyon şirketinden biri olarak
güzel projeler yapmak için kolları sıvadık.

Ilk defa direktörümüzün Azerbaycan ile telefon konuşmasına
şahit olduğumda şok oldum. Konuştuğu kişi dönemin
Haberleşme Bakan Yardımcısı' ydı ve bizim patron, hiçbir
samimiyeti olmamasına rağmen "sen" diye hitap ediyordu.
Azerice'de "siz" kavramı yoktu. Görüştüğünüz kişi Bakan da
olsa "sen" diye konuşabiliyordunuz. Birinci dersimizi aldık.

Karşılıklı görüşmeler için Bakü' ye gittik. Havaalanında
dakika bir, gol bir hatamı yaptım. Üniformalı birini
göstererek, Azerice'de benden daha tecrübeli bir arkadaşıma
"bu adam subay mı?" diye sordum. Arkadaş: "sus, adamı
peşimize mi takacaksın, burada subay bekar demek" dedi.
Bizdeki "subay" ne demek söylemedi.

Bizi karşılayan Azeri arkadaş, arabaya binerken kendisinin
dalda (arkada) gideceğini benim de kabaga (öne) oturmamı
söyledi. Otelin önüne gelince şoför; "abla sen burada
düş, ben arabayı saklayıp gelirim" dedi. Yani ben ineceğim,
o da park edip gelecek. Sonra düşmenin inmek yerine her
yerde kullanıldığını "merdiveni boşver, gel asansörle
düşelim" dediklerinde daha iyi kavradım. Ama bunu
bilmeyen arkadaşlarımız Azerbaycan Havayolları ile
yaptıkları bir uçuş sonunda, Bakü' ye beş dakika içinde
düşecekleri anonsu ile hayatlarını film şeridi gibi bir-iki
saniye izleme fırsatını bulmuşlar. Bir diğerimiz de Bakü' ye
telefon edip montaj ekibimizin varıp varmadığını öğrenmek
istemiş, telefondaki Azeri: "uçak Bakü üzerinde fırlandı,
fırlandı, Sumqayit' e düştü" demesiyle feryat figan ortalığı
birbirine katmıştı. Anladık ki uçak Bakü' ye inememiş, bir
iki tur atıp, başka bir şehre inmiş.
Azeriler çok misafirperver. Herhangi bir ikramı reddetmek
çok ayıp. Sizi ağırlamak için paralanıyorlar. Altı saat
boyunca yemek yenilebiliyor. Bizi o dönemin gözde bir
lokantasına götürdüler. Adı Gülistan. Ordan burdan
konuşulurken, çok değerli bir şairlerinin başka bir
ülkede rahmetli olduğunu ve sümüklerini Bakü'ye
getirmeye çalıştıklarını söylediler. Biz yine anlamsız
anlamsız bakınca, sümüğün kemik anlamına geldiği ve
Türkçe sümüğün karşılığının da "burun suyu" olduğu anlaşıldı.
Sonra bana sümüklü et (pirzola) sipariş edildi.
Şu anda Bakü'deki Migros yani ???????? Store'un camlarında
"sümüklü et şu kadar, sümüksüz et bu kadar" ilanlarını
görmek mümkün. Bu arada garson yanımıza yaklaştı ve yan
masadaki adamların arkadaşımızı Sefer Bey'e okşattıklarını
söyledi. Tabii okşanmaya maruz kalmış arkadaş da kolay kolay
okşanacak bir tip değil. Bıyıklı ve iri cüsseli olan
arkadaşımız acayip bozulup, "kim okşatmış beni, bu da
ne demek" şeklinde horozlandı. Okşatmanın - benzetmek
olduğunu zar zor anlayarak rahatladık. Rus kızların dansları
ve "Ada Vapuru Yandan Çarklı" şarkısı eşliğinde yemeğimizi
bitirdik. Ertesi gün seherde bizi otelin kabağından
aparacaklarını söylediler. Yani sabah, otelin önünden alınacaktık.

Sezen Aksu, Ibrahim Tatlıses acayip rağbet görüyordu. Bir
de o zamanlar Cuma akşamları TRT'de yayınlanan "Bir Başka
Gece" programı çok seviliyordu. Hatta Cuma gecelerine denk
gelen düğünlere "Bir Başka Gece" programı süresince ara
veriliyor, düğün ahalisi TV salonuna geçerek hep birlikte programı
seyrediyordu. Sonra düğüne bırakılan yerden devam ediliyordu.
Daha da enteresanı önemli bir iş toplantısının ortasında
üst-makamın ofisinin (genelde her ofiste irice bir TV var)
kapısı tık tık çalınıyor, departmandaki sekreterler sessizce
kenara diziliyor ve sabah saatlerinde verilen Brezilya
dizisi hep birlikte seyrediliyordu. Tabii bizim toplantı devam
ediyordu etmesine ama Azeri yöneticisinin gözleri de sık sık
televizyona kayıyordu. En zevklisi Azerbaycan-Türkiye futbol
maçını Azeri televizyonundan, Azeri spikerin anlatımıyla
seyretmek: Türk Milli Yığma Komandoları. Türkiye Milli
Takımı anlamında. "Türk kapıcısı (kaleci) topu gapı aralığından
depti, yirmibirinci dakka olmasına rağmen maç heç
heç (0-0) devam etmekte" gibi sevimli cümlelere rastlıyorsunuz.
Ya da bir Amerikan filmini Azeri dublaj ile seyretme şansını
yakaladıysanız Robert Redford'un "men yahsiyem, istemirem.
Sen nicesin?" şeklinde konuşmasına gülmekten kırılıyorsunuz.
(Bu arada Arap ülkelerinden birinde iş için bulunan arkadaşım
bir filmde: R. Hudson'a barmenin ne içeceğini sorduğunu ve
onun da elhamdüllah oruçluyam dediğini söyledi. Inanamadım,
yazmış da olabilir). Bu arada bizler de onları Türkiye'ye davet
ettik. Hatta bir yöneticinin eşi rahatsızlandı ve doktora
götürmek görevi bana düştü. Amerikan Hastanesi'nden randevu
aldık. Kadın; "oynaklarım, sümüklerim, kıçım ağrıyor,
derman yuttum geçmedi" dedi. Doktorda Hakan Şükür bakışları
oluştu. Yani "eklemleri, kemikleri ve bacakları ağrıyor ve
ilaç almasına rağmen geçmiyor" dedim. Neyse tahliler filan,
derman bulundu.
tekrar teşekkürler paylaştığın içinn güzeldi :gözkırpma> :gözkırpma> :gözkırpma>
This topic was opened 18 years ago. Replying will be possible soon.