LIVE
🏛️ LEGEND Easter Egg Catch record held by bukettttt for 14 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Crazy Seven record held by neomagic for 16 years — unbeaten!
user arinberk commented: Shaped Nile Tiles “Çok eğlenceli! 🔥”
bidibidiAI user
bidibidim bidibidim joined the legends!
bidibidiAI user
bidibidi bidibidi has been with us for 20 years, a true legend!
bidibidiAI user
1903dogumlular Hail, 1903dogumlular! Three years of loyalty! A true veteran, your wisdom guides us!
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires

Kaz Dağı

started by sTRaLiS 29 October 2006 19-year-old topic 1 Replies 4.871
KAZDA?I / IDA'NIN ANLAMI

"Zeus baba, Ida dağından hükmeden ulu tanrı."
(Homeros-Ilyada/A. Erhat-A. Kadir)
Kazdağı'nın binlerce yıl öncesinden gelen adı IDA'dır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi ile zaman içinde Ida adı Kazdağı'na dönüşmüştür. Ida'nın sözcük anlamı üzerinde kesin bir uzlaşma yoktur. Yok olmuş bir Anadolu dilinden geldiğini söyleyenler olduğu gibi, Yunan dilindeki "ide-düşünce" sözcüğü ile özdeş sayan, ağaç ya da orman anlamına geldiğini savlayan, Ida-Idaia adının Kybele'nin bir sıfatı olduğunu ileri süren görüşler vardır. Edremit Körfezi'nin bir adınında Idaion olması, bu son tezi desteklemektedir. Özellikle Homeros'un Ilyada adlı destanında Ida adı çokça geçer ve daima "hayvanların anası" ya da "kaynağı bol Ida" olarak tanımlanır.
Antik çağdan bize ulaşan eserlerden anladığımız kadarıyla Ida, çoktanrılı dinler döneminde kutsal bir dağdır. Bu çağlardaki inanışa göre baştanrı Zeus, Girit'te bulunan bir Ida dağında anatanrıça Kybele ile kainatın efendisi Kronos'un birleşmesinden doğar. Adı Ida olan bir kral kızı Zeus'a sütannelik eder. Bundan sonra Zeus'u Ida/Kazdağı'nda görürüz. Burada kızkardeşi Here ile evlenir ve söylencelere konu olan ünlü Troia Savaşı'nı Ida'nın doruklarından yönlendiririr.
Bilindiği gibi, Hristiyanlık ilk ortaya çıktığında daha çok Anadolu'da taraftar bulmuştur. Isa'nın öldürülmesi ile Meryem Ana ve ona inananlar bugünkü Selçuk ilçesinde bulunan Efes'e yerleşmişler ve tektanrılı dinlerini yaymaya çalışmışlardır. Zamanla bu din tüm Anadolu'yu elinde bulunduran Roma Imparatorlu'ğunun resmi dini haline gelmiştir. Ortalama bin yıl sürecek olan bu zaman dilimi içinde Ida dağı yine kutsal olma niteliğini korumuş ve Hristiyanlığın Avrupa'ya yayılmasında köprü işlevini görmüştür. Ünlü St. Paul, Ida dağından geçerek bu günkü Odunluk Iskelesi'ne ve buradan Bozcada'ya geçerek Avrupa'ya ulaşmıştır. Kuzey Ege'de yer alan Edremit, Altınoluk, Hristiyanlığın merkezi durumuna gelmiş ve Ida dağı çok sayıda papaz okulu ile manastırı eteklerinde barındırmıştır. Dönemin isimleri bugün bile yaşamakta ve yörede pek çok mekan papazlık kilise alanı ve manastır gibi adlarla anılmaktır.
Müslüman olan Türkler'in bölgeye hakim olmalarına karşın Ida dağı'nın kutsal niteliği değişmemiştir. Aksine Türkler'in bölgeye hakim olmalarına karşın Ida dağı'nın kutsal niteliği değişmemiştir. Aksine Türkler, Ida adını KAZDA?I'na dönüştürmekle onun tanrısal anlamını devam ettirmek istemişlerdir. Şöyle ki; Ortaasya'dan Anadolu'ya gelişleri süresince Türkler, Müslümanlık dinini kabul etmişler, ancak daha önce sahip oldukları Şaman dininin bazı ögelerini de korumuşlardır. Türk boylarından bazılarının Şaman inanışlarında KAZ Göktanrı'yı sırtında taşıyan kutsal bir hayvandır. Ida dağı da tanrılar tanrısı Zeus'u doruklarında taşıdığına göre, zaman içinde Göktanrı'yı sırtında taşıyan kaz motifi ile baştanrıyı doruklarında taşıyan dağ motifi özdeşleşir ve IDA adı yerini KAZDA?I'na bırakır. Kaz motifi de bölgeye yabancı değildir. Romalı şair Vergilius (
M.Ö. 70-19), Aeneas isimli destanında, Küçükmenderes (Skamandros) nehri ovalarında yayılan yaban kazlarından söz eder. Assos antik yerleşim alanından çıkan bazı kapların üzerinde yaban kazı motifleri vardır. Yani kaz, eski çağlardan beri bölgede çokça var olan bir hayvandır.
Yüzyıllar boyu süren zaman dilimi içinde Türkler'in inançları, antik yöre inançlarının yerini alır. Bu uyumlu geçişin sonucunda Ida adı Kazdağı'na dönüşürken, dağın en yüksek zirvesi olan ve Ilyada destanında Zeus'un oturduğu doruk olan GARGAROS adı, yine kutsal göktaşı anlamına gelen KARATAŞ'a yerini terkeder. Zeus'un simgesi olan KARTAL, Kartalçeşme ve Kartalçimen gibi adlarla yine ününü sürdürür. Ancak kutsal alanın adı artık KAZAVLUSU olmuştur. Dağın yeni sahibi Kaz'dır artık. Yöre insanı da her yılın 15 Ağustos haftasında, Kazavlusu sınırları içindeki Kartalçimen yaylasında çadırlarını kurarak Kazdağı'nın antik dönemden beri süregelen kutsallığını günümüze taşır.
CO?RAFI KONUMU
"Vardılar canavarlar anası çok pınarlı Ida'ya,
Lektos burnundan fırladılar denizden."
(Homeros-Ilyada/A.Erhat-A.Kadir)
Tarihin ünlü coğrafyacısı Amasya'lı Strabon (
M.Ö. 64-M.S.21), Geographika adlı eserinde Ida dağının Zelea (Gönen-Sarıköy) yakınlarındaki bir burunla, Lekton (babburnu) arasında sınırlandığını söyler. Bu bölgenin antik adı TROAS'tır. Troas Ilionlular'ın topakları ya da Troia toprakları anlamına gelir. Biz ise bu bölgeye BIGA YARIMADASI diyoruz. Kazdağı bu yarımadanın tamamı üzerine yayılır ve yarımadanın coğrafi doğal sınırlarını belirler. Kazdağı, Edremit Körfezi'nin kuzey kıyısını takiben ve doğu-batı yönünde 60-70 km. boyunca bir duvar gibi uzanır. Batıda Ege denizi boyunca ve kuzeyde Marmara Denizi'ne doğru, araya nehirleri ve vadileri de alarak devam eder. Bu görüntüsünden dolayı Homeros, Kazdağı'nı bir ahtapota, Strabon ise kırkayağa benzetir. Kazdağı'nın en batı ucu olan Bababurnu (Lekton-Lektos), aynı zamanda Anadolu anakarasının da en batı ucudur. Idari açıdan ise Kazdağı, Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında paylaşılmıştır.
FIZIKSEL ÖZELLIKLERI
"Here dosdoğru yürüdü Gargaros doruğuna,
Ida'nın en yüksek tepesiydi bu."
(Homeros-Ilyada/A.Erhat-A.Kadir)
Kazdağı'nın anakütlesi Çamlıbel köyünün kuzey doğrultusunda yer alır. Yörenin tamamen ağaçsız olan bu tek kütlesinin üzerinde üç zirve sıralanır. Eski çağlarda Ida ya da günümüzde Kazdağı dendiğinde asıl olarak bu kütle anlatılmak istenir. Bu kütlenin adı resmi kayıtlarda BABADA?'dır. Yöre insanı için ise kütleni bir adı da CILBAK'tır. Burada adı geçen "Cılbak Baba", Sarıkız söylencesindeki Sarıkız'ın babasıdır.
Kaplumbağa sırtı görünümünde olan bu anakütlenin denizden yüksekliği ortalama 1700 metredir. Üzerindeki en yüksek nokta ise 1774 m. Ile KARATAŞ (Gargaros-Gargaron) zirvesidir. Bu tepe Edremit Körfezi'ne hakimdir ve Midilli'ye kadar geniş bir görüş alanı vardır. Bunun kuzeybatısında 1750 m. ile BABATEPE (Kotilos) yer alır. Sarıkız'ın babasının mezarı buradadır. Iki zirve arasında yürüyüş ile 45 dakikalık bir uzaklık vardır. Buradan Troia ve Çanakkale'ye doğru olan kıyılar ile Marmara Denizi'nin kıyıları seyredilir. Karataş tepenin güneydoğusunda ve 30 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılan uzaklıkta SARIKIZ zirvesi (1720 m.) yer alır. Bu tepe Edremit Ovası ile Balıkesir yönüne hakimdir. Sarıkız'ın mezarı da bu tepenin üzerindedir.
Bu anakütle Edremit Körfezi'nin kuzey kıyısı boyunca ve yükseklik kaybederek Assos'a doğru bir duvar gibi uzanır ve Bababurnu'nda denizle buluşur. Sıradağ'ın körfeze bakan güney yüzü, sayısız derin vadi ile yarılmıştır. Bu kanyonlardan akan sular çok çabuk denize ulaştıklarından yüksek çavlanlar oluştururlar. Bu nedenle yürüyüş sporu yapanlar dağın güney yamaçlarını tercih ederler ve bu doğal güzellikleri yaşamak ve görüntülemek şansına sahip olurlar. Dağın bu yüzünde dağ ile deniz arasında ovalar yoktur. Dağın kuzey yüzü ise Ege ve Marmara Denizi'ne doğru bağımsız tepeler halinde uzanır. Bu tepelerin arasında hayli uzun nehirler ve geniş ovalar vardır.
ZEYTIN A?ACI
Edremit Körfezinin kıyıları, Kazdağı ile Madra Dağı'nın yamaçları dünyanın en nefis zeytinyağlarının çıkartılığı zeytin ağaçları ile kaplıdır. Zeytin ağacı aradığı en uygun coğrafi ve iklimsel koşulları burada bulmuş ve insanlara altın sarısı, şifalı mucizesini sunmuştur: "
ZEYTINYA?I". Zeytinyağının yöredeki geçmişi çok eskilere dayanır. Öyleki mitolojide geçen şu hikaye zeytinin insanlık tarihi üzerindeki etkisini pek de güzel özetler:
"Atina şehrinin kurucusı ve koruyucusu Pallas Athena, bu şehrin tanrıçası olma hakkını Poseidon ile giriştiği yarışı kazanarak elde etmiştir. Bu yarışta, Olimpos Tanrıları yargıç olmuşlar ve ikisinden de insanlık için yararlı birer hediye istemişler. Poseidon toprakta güçlü ve kuvvetli bir at çıkarmış. Athena ise bir zeytin ağacı. Tanrılar zeytin ağacını insanlık için daha yararlı bulmuşlar ve şehrin tanrıçası Athena olmuş."
Insanlara, lezzet, sağlık ve hatta tanrıçalık sunan bu mucizevi ağaç Kazdağı'nın florası içindeki en önemli yerini hala korumaktadır.
Gerek tarihi, gerek doğal güzellikleri, gerekse coğrafi konumu nedeni ile Kazdağı, binyıllardır insanoğlunun üzerindeki büyüsünü sürdürmeye devam ediyor. Yaz sıcağında, zeytin ağaçlarının gölgesinde körfezden esen meltem yüzünüzü usulca yalayıp geçtiğinde Aristo'nun, Gargaros tepesinden Troia ovasına baktığınızda Aeneas'ın, bin pınarlı Ida'nın buz gibi derelerinde yüzdüğünüzde Aphrodite'nin hissettiklerinin aynını ta içinizde duyumsayacak ve zamanın binlerce yıldır eskitemediği bu yeryüzü cennetinden yüreğinizi rehin bırakarak ayrılacaksınız; bir sonraki buluşmanıza kadar...
Resimler Konusmaz Derler YALAN..O Gozler neler Anlatıyor Anlayana..Anlamak isteyene..




Vazgeçersen Kaybedersin
oksijen bakımından ve çok güzel bi yer tam bi

doğa harikası bence Kazdağı.
sen hiç fark etmeden kalp kırmadın m? merak edip vicdanına sormadın mı? ne yaptım ben sana bu kadar? nihayet bende bir anadan doğmadım mı?...
This topic was opened 19 years ago. Replying will be possible soon.