Bir gün Delilik yakin dostlarını kahve içmek üzere evine davet etmiş... Herkes gelmiş... Kahveler içildikten sonra , Delilik dostlarına saklambaç oynamayı önermiş...
-Saklambaç mı..? O da nedir..? diye sormuş Merak...
-Saklambaç bir oyundur... Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım... Saymayi bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacaktır... Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik'in önerisini derhal kabul etmişler...
-1..., 2..., 3..., ... diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik... Acelecilik , ilk bulduğu yere kendini atıvermiş... Utangaçlık , her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş... Neşe , bahçenin orta yerine doğru yönelmiş... Hüzün , saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş... Kıskançlık , Basari'nin peşinden giderek yanıbaşındaki bir kayanın ardına sığınmış... Delilik saymayı sürdürmüş... Umutsuzluk , Delilik'in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış...
-YÜZ !!! diye haykırmış Delilik , Saklanmayan ebedir... Aramaya başlıyorum... Ilk sobelenen Merak olmuş... Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki , saklanmayı ihmal etmiş... Bahçe duvarına baktığında , Delilik Kararsızlık'i fark etmiş ; üzerine tünemiş olduğu duvarın hangi tarafına saklanacağını düşünmekle meşgulmüş... Ve hemen ardından Neşe'yi , Hüzün'ü , Utangaçlık'ı sobelemiş... Herkes yeniden bir araya geldiğinde ;
Merak sormuş:
-Aşk nerede..? Hiç Aşk'ı gören oldu mu..?
Delilik , Aşk'ı aramaya koyulmuş... Dağlara cıkmış , nehirlerin yataklarına bakmış , ama Aşk'ı hiç bir yerde bulamamış... Çaresiz arayışını sürdüren Delilik , bir gül ağacı ile karsılaşmış... Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını , yapraklarını yoklamış... Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş... Acıyla bağıran Aşk , diken batan gözünü tutuyormuş... Delilik ne yapacağını bilememiş... Özür dilemiş , yalvarmış , yakarmış Aşk'a kendisini affetmesi için... O kadar üzülmüş ki , bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağını bile vaat etmiş... Acısı biraz dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş.
O GÜNDEN BERI AŞKIN GÖZÜ KÖRMÜŞ... VE DELILIK HEP AŞKIN YANI BAŞINDA OLMUŞ...
-Saklambaç mı..? O da nedir..? diye sormuş Merak...
-Saklambaç bir oyundur... Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım... Saymayi bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacaktır... Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik'in önerisini derhal kabul etmişler...
-1..., 2..., 3..., ... diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik... Acelecilik , ilk bulduğu yere kendini atıvermiş... Utangaçlık , her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş... Neşe , bahçenin orta yerine doğru yönelmiş... Hüzün , saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş... Kıskançlık , Basari'nin peşinden giderek yanıbaşındaki bir kayanın ardına sığınmış... Delilik saymayı sürdürmüş... Umutsuzluk , Delilik'in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış...
-YÜZ !!! diye haykırmış Delilik , Saklanmayan ebedir... Aramaya başlıyorum... Ilk sobelenen Merak olmuş... Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki , saklanmayı ihmal etmiş... Bahçe duvarına baktığında , Delilik Kararsızlık'i fark etmiş ; üzerine tünemiş olduğu duvarın hangi tarafına saklanacağını düşünmekle meşgulmüş... Ve hemen ardından Neşe'yi , Hüzün'ü , Utangaçlık'ı sobelemiş... Herkes yeniden bir araya geldiğinde ;
Merak sormuş:
-Aşk nerede..? Hiç Aşk'ı gören oldu mu..?
Delilik , Aşk'ı aramaya koyulmuş... Dağlara cıkmış , nehirlerin yataklarına bakmış , ama Aşk'ı hiç bir yerde bulamamış... Çaresiz arayışını sürdüren Delilik , bir gül ağacı ile karsılaşmış... Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını , yapraklarını yoklamış... Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş... Acıyla bağıran Aşk , diken batan gözünü tutuyormuş... Delilik ne yapacağını bilememiş... Özür dilemiş , yalvarmış , yakarmış Aşk'a kendisini affetmesi için... O kadar üzülmüş ki , bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağını bile vaat etmiş... Acısı biraz dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş.
O GÜNDEN BERI AŞKIN GÖZÜ KÖRMÜŞ... VE DELILIK HEP AŞKIN YANI BAŞINDA OLMUŞ...


