LIVE
🏛️ LEGEND How Many Is Bigger Than How Many record held by aysemm for 16 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Desert Attack record held by Prens for 16 years — unbeaten!
user arinberk New Record! Newsboy
user arinberk commented: Christmas Mahjong “Çok eğlenceli! 🔥”
bidibidiAI user
bidibidim bidibidim joined the legends!
bidibidiAI user
bidibidi bidibidi has been with us for 20 years, a true legend!
bidibidiAI user
1903dogumlular Hail, 1903dogumlular! Three years of loyalty! A true veteran, your wisdom guides us!
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires

mutLuLuk- Zülfü Livaneli

started by denizindibi 02 March 2009 17-year-old topic 2 Replies 3.339


Mutluluk / Zülfü Livaneli


Mutluluk romanının baş karakterleri Meryem, Irfan Kurudal ve Cemal'dir. Doğu ve Güney Doğu Anadoludaki namus ve töre cinayetlerinin genç kızların hayatlarını nerelere yada ölüme nasıl sürüklediğini anlatır. Kitap Türkiye'deki doğu batı sentezini yazarın kaleminden bize sunmaktadır.
Meryem Van Gölü kıyılarında Suluca yöresinde yaşayan 17 yaşında bir genç kızdır. Annesi Meryem'i doğururken ölmüştür. Babası ise Döne adında genç bir kadınla evlidir. Amcası, teyzesi (teyzesi amcasıyla evli), babası, üvey annesi ve amca çocuklarından oluşan geniş bir ailesi vardır. Cemal ise amcasının Gabar dağlarında komando olarak görev yapan, PKK ile mücadele eden oğludur. Amcası evde sözü geçen tek kişidir ve Meryemin babası abisinden oldukça çekinmektedir. Cemal'in annesi, aynı zamanda kendi annesinin ikizi olan teysesini, hiç göremediği annesinin yerine koymuş, ama nedense teyzesi tarafından hep nefretle büyütülmüş bir yeğendir Meryem. Çünkü teyzesi kızkardeşinin ölümünden Meryem'i sorumlu tutmaktadır. Zavallı Meryem ne yaparsa yapsın teyzesinin zincirlerini kıramamıştır. Üvey annesi Döne ise Meryem'den nefret eder. Meryem onu "Yılan gözlü Döne" diye düşünür. Meryem' in çok sevdiği birde bibisi vardır; köyün ebesi. Hayatı boyunca meryemin kılına zarar gelmesinden korkan bir insandır o. Meryem öz amcası tarafından tecavüze uğrar ve amcası bunun duyulmaması için kızı öldürme- namus temizleme!- kararı alır. Meryem'i, intihar etmesi için izbe bir yere kilitlerler, bir de ip asarlar kendini boğsun diye...
Ikinci çıkar yol olarak, Cemal askerden dönünce, onunla beraber Istanbul'a gönderip diğer töreye kurban giden kızlar gibi onu da köprüden uçuruma atmaktır. Cemal askerden döner ve Meryem'le Cemal Istanbul'a gider. Ama askerde yüreği nasır tutan Cemal, bu küçük kızı bi türlü aşağıya atamaz. Onu öldürmeden de köye dönemeyeceği için Istanbul'da balıkçılık yapan asker arkadaşının yanına sığınır. Arkadaşı ona elini uzatır ve Çeşme kıyılarında bir kulübe ayarlar ve geçimlerini sağlamaları için balıkçılığı öğretir.
Işte orada Meryem, Cemalin ve Irfan'ınkaderleri kesişir. Irfan Kurudal Izmirli fakir bir ailenin oğlu ve Harward Üniversitesinde bursla okumuş bir profesördür. Istanbul'da yaşamakta ve Aysel adında zengin bir kadınla evlidir. Ama o gösterişli, zengin hayatın içinde mutlu değildir. Kendini aşmaya karar verir. Cesaretini kazanmak ister. Ve bir gün karısına bir mektup bırakarak evi terk eder, bir yelkenli kiralar ve Egenin sularına atılır.
Işte bu üçlünün kaderi o küçük kulübede birleşir, tanışırlar. Irfan bey Meryem'i çok sever ama Cemal her zamanki gibi çok soğuktur ve Meryem'den de profesörden de nefret eder. Profesör, Meryem ve Cemal'i yanına yardımcı olarak alır, önce Meryem'i o solmuş şalvardan ve yemeniden kurtarır modern bir görünüme sokar. Cemal ise aklının bir köşesinde, Meryem'i nasıl öldürebileceğini düşünmektedir ama gerçekleştiremeyeceğini de biliyordur.
Ege kıyılarında yaşayan bir büyükelçinin evini kiralarlar. Ve olaylar bu evde patlak verir. Orada gözleme yapan bir kadının oğlu olan Mehmet Ali, Meryem'den çok hoşlanır. Meryem'in öz amcası tarafından tecavüze uğradığını öğrenen Prof. Cemal ile kavga ederken Cemal'e söyler ve Cemal'in bunu öğrenmesi onu şok etmiştir. Çünkü tecavüz edip, kızı öldürtmek isteyen babasıdır. Cemal ne yaparsa yapsın Meryem ondan uzaklaşmak kendine yeni bir hayat kurmak için gözlemecinin oğlu Mehmet Ali'ye varır. Cemal bu küçük kıza karşı içinde büyük bir pişmanlık, suçluluk duyar ama boşuna.. Prof. Irfan'a gelince; o da macerasını yarıda bırakır ve eve geri dönmeye karar verir. Gitmeden önce Meryem'e yüklü bir miktar para bırakır. Meryem bu paranın bir kısmını Cemal'e vererek, hayatından çıkıp gitmesini ister.
Ve böylece, Meryem için de yepyeni bir hayat başlamaktadır.




Filmin Konusu

Film, Meryem’in perişan ve baygın halde, bir göl kenarında bulunmasıyla başlar. Ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar verir. Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e verilir. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör Irfan Kurudal’la kesişir. Bu karşılaşma üçünün de kaderlerini değiştirecek mutluluğa doğru bir yolculuğun başlangıcı olur.



Tür Dram
Gösterim Tarihi 16 Mart 2007
Yönetmen Abdullah Oğuz
Senaryo Elif Ayan , Kubilay Tunçer , Abdullah Oğuz , Zülfü Livaneli (Kitap)
Görüntü Yönetmeni Mirsad Herovic
Yapım 2007, Türkiye


Oyuncular

Talat Bulut , Özgü Namal , Murat Han , Lale Mansur


Töre kurallarına kurban gitmek üzere olan genç bir kız, Meryem... Bir gün baygın bir şekilde göl kenarında bulunması sonucu, ailesi tarafından hüküm verilir Meryem'in namusu kirlenmiştir ve öldürülecektir! Bu görevin, yakın akrabalarından olan Cemal'e verilmesi ile ikilinin ölüme doğru yolculukları başlar.

Cemal, kendisine verilen görevin haklılığı konusunda ne kadar kararlı görünse de cezayı gerçekleştirmekte bir türlü başarılı olamaz. Bir gün bir tesadüf eseri yollarının Profesör Irfan Kurudal'la kesişmesi, üçü için de bir daha geri dönüşün olmayacağı bir dönüm noktası olacaktır. Ölüm'e giden yolculuğun rotası, acaba Mutluluk'a doğru mu dönecektir

Zülfü Livaneli'nin pek çok dile de çevrilmiş dünyaca ünlü romanı Mutluluk, Abdullah Oğuz'un yönetmenliğinde sonunda beyazperdeye de aktarıldı.
Mutluluk Filmine gitmiştim gerçekten çok güsel...
Paylaşımın için Teşekkürler :wink:

ACINMAKTANSA KISKANILMAK DAHA IYIDIR
Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır.
This topic was opened 17 years ago. Replying will be possible soon.