eğer yazmassam içimde biriken sözler seni yeniden yüreğimde yaşatır diye korkuyorum.
Sana son sözlerimi söylemezsem geçmiş bende kalır diye korkuyorum.
Işte bu yüzden yazıyorum sana...
Gittiğin günden beri geçmişi düşlüyor; orada bıraktığımız bizi hayalliyordum...
Evet hayalliyordum dedim;çünkü artık hayallemek yerine düşünüyorum ve geçmişimizi hesaba çekiyorum.
Neden bugün burdayız diye,neden aynı şehirde iki yabancıyız diye geçmişimizi hesaba çekiyorum...
Bu hesap yanımda olasın diye değil, sadece geçmişimde bırakılan izlerin nedenlerini bilmek için...
Korkma dönmem sana, bu aşk için ödediğim bunca bedel yeter bana...
Hem artık adımlarımız bile farklı yollara.
Sensiz geçen zaman çok şey öğretti bana,
Sevdayı unutmayı bile öğrendim zamandan...
Hani geçmişte kurduğum her cümle sanaydı sen olmasan da,
Artık hiçbir hecemde yoksun ki şimdi cümlelerim sana olsun ...
masal kahramınımdın değil mi?
Oysa şimdi bir masalım bile yok ki kahramanım olsun,
Anlasana masallara inanmayacak kadar büyüdüm yokluğunda...
Sevdaların saflığından bahsetme bana ben en saf tarafımı senin sevdanla verdim toprağa.
En son gözyaşımı,sana gitme diye haykırırken ardından döktüm...
Şimdi ne sevdalara inanan yanım var, ne de masallara kanan bir kalbim,
Sadece nasırlanmış bir yüreğin sersenişleri var bu satırlarda.
Bir zamanlar edilmeyen küçük bir vedanın koca bir haykırışı var...
Şimdi dönüşünü; giderken veda etmedim,ben zaten gitmedim diye anlatacaksan tek kelime etme derim,
Hatırla sen en çok susarken anlatırdın dilindekileri bana,
En acı sözleri suskunluğunda haykırırdın,
Yüreğime en derin darbeyi sessiz kaçışlarında vururdun...
Bu kadar kolay olamaz vedasız gidişinin dönüşü
Bırak şimdi ellerimi, yokluğunda tükettim varlığın için yaşayan bütün umutlarımı...
Senin kaçışında söndürdüm içimdeki sevda ateşini...
Şimdi ben, senin bana etmediğin vedanın bedellerini bu satırlarda yazıyorum,
Sana en büyük vedayı gözlerimdeki adresini silerek ediyorum...
Sana son sözlerimi söylemezsem geçmiş bende kalır diye korkuyorum.
Işte bu yüzden yazıyorum sana...
Gittiğin günden beri geçmişi düşlüyor; orada bıraktığımız bizi hayalliyordum...
Evet hayalliyordum dedim;çünkü artık hayallemek yerine düşünüyorum ve geçmişimizi hesaba çekiyorum.
Neden bugün burdayız diye,neden aynı şehirde iki yabancıyız diye geçmişimizi hesaba çekiyorum...
Bu hesap yanımda olasın diye değil, sadece geçmişimde bırakılan izlerin nedenlerini bilmek için...
Korkma dönmem sana, bu aşk için ödediğim bunca bedel yeter bana...
Hem artık adımlarımız bile farklı yollara.
Sensiz geçen zaman çok şey öğretti bana,
Sevdayı unutmayı bile öğrendim zamandan...
Hani geçmişte kurduğum her cümle sanaydı sen olmasan da,
Artık hiçbir hecemde yoksun ki şimdi cümlelerim sana olsun ...
masal kahramınımdın değil mi?
Oysa şimdi bir masalım bile yok ki kahramanım olsun,
Anlasana masallara inanmayacak kadar büyüdüm yokluğunda...
Sevdaların saflığından bahsetme bana ben en saf tarafımı senin sevdanla verdim toprağa.
En son gözyaşımı,sana gitme diye haykırırken ardından döktüm...
Şimdi ne sevdalara inanan yanım var, ne de masallara kanan bir kalbim,
Sadece nasırlanmış bir yüreğin sersenişleri var bu satırlarda.
Bir zamanlar edilmeyen küçük bir vedanın koca bir haykırışı var...
Şimdi dönüşünü; giderken veda etmedim,ben zaten gitmedim diye anlatacaksan tek kelime etme derim,
Hatırla sen en çok susarken anlatırdın dilindekileri bana,
En acı sözleri suskunluğunda haykırırdın,
Yüreğime en derin darbeyi sessiz kaçışlarında vururdun...
Bu kadar kolay olamaz vedasız gidişinin dönüşü
Bırak şimdi ellerimi, yokluğunda tükettim varlığın için yaşayan bütün umutlarımı...
Senin kaçışında söndürdüm içimdeki sevda ateşini...
Şimdi ben, senin bana etmediğin vedanın bedellerini bu satırlarda yazıyorum,
Sana en büyük vedayı gözlerimdeki adresini silerek ediyorum...


