ERDO?AN PERES'E DAHA ÖNCE DE BA?IRMIŞ
Haaretz Gazetesi, Başbakan Erdoğan'a Ağır Eleştirilere Yer Verdiği Analizinde "Erdoğan'ın Iki Yüzlülüğü, Israil -Türkiye Bağlarına Zarar Vermez" Ifadesini Kullanırken, Türkiye'nin Politikasının Bir "Çelişkiler Yumağı" Olduğunu da Öne Sürdü.
Haaretz gazetesi, Başbakan Erdoğan’a ağır eleştirilere yer verdiği analizinde “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” ifadesini kullanırken, Türkiye’nin politikasının bir “çelişkiler yumağı” olduğunu da öne sürdü.
Türkiye ile ilişkilerde yaşanan kriz, Israil’de tartışılmaya devam ediliyor.
BIR BUÇUK YIL ÖNCE ANKARA'DA DA BA?IRMIŞ
Israil’in büyük gazetelerinden Haaretz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ağır eleştirilere yer verdiği analizinde “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” ifadesini kullanırken Türkiye’nin politikasının bir “çelişkiler yumağı” olduğunu da öne sürdü. Gazete, ayrıca Başbakan Erdoğan için “Israil liderlerine ilk defa bağırmıyor. Bir bucuk yıl öncesi kadar Ankara’da misafir ettiği Şimon Peres’e bağırmıştı. Ve bundan önce eski Başbakan Ariel Şaron için ‘terörist’ demişti” diye yazdı.
Haaretz, “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” başlığı ile yayınladığı geniş analizine Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta panelindeki tavrına yönelik eleştirileri ile başlarken Erdoğan’ın “sinirlerine hakim olmadığı” yönündeki iddialarına vurgu yaptı. “Türkiye’ye gelen her diplomat, eğer Erdoğan ile görüşecekse, hakkında brifing verildiği kararterinin bir özelliği var, buda başbakanın kolayca sinirlenmesidir” diye yazdı. Gazete şöyle devam etti:
“Erdoğan, Israil liderlerine ilk kez bağırmıyor. Bir bucuk yıl öncesine kadar Ankara’da misafir ettiği Şimon Peres’e bağırmıştı ve bundan önce eski Başbakan Ariel Şaron için ‘terörist’ demiş ve Türkiye ile Israil arasında Türk tanklarının modernizasyonunu öngören anlaşmayı ‘rezalet’ olarak nitelendirmişti.
“Bizi tek teselli edecek olgu ise, en yakın danışmanlarının da onun fırçalarına da maruz kalıyor olması.”
“ERDO?AN’IN UNUTTUKLARI”
Haaretz, Erdoğan’ın “unuttukları”na da yer verdiği analizinde “Türkiye’nin 1990 yıllarında Güneydoğu’daki “3 bin 500 kadar Kürt köyünü yıktığı”nı iddia ederken, Kuzey Irak’taki Kürt Yönetimi’nin üst düzey bir yetkilisinin Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlar için “Gazze benzemesi”ni yaptığını da belirtti.
Türk kaynaklarına dayanarak Kuzey Irak’taki PKK eğitim kamplarının yerlerine ilişkin istihbaratın, Türkiye’nin Israil’den aldığı ve almayı sürdürdüğü hava araçları ile elde edildiğini yazan gazete, “Israil, Ermeni katliamı konusunda gibi, Kürt köyleri yok edildiğinde sessiz kaldı. Türkiye ile oluşturulan ilişki daha önemli idi” diye yazdı.
“Israil’in Türkiye’ye ne kadar ihtiyacı varsa, Türkiye’nin Israil’e o kadar ihtiyacı var” diyen gazete, “Bu sadece Israil Hava Kuvvetlerinin eğitimi, silah anlaşmaları, gelişen turizm, Türkiye’nin Israil ile Suriye arasındaki arabuluculuğu değil. Iki ülke arasında eşsiz bir stratejik ittifakı gelişti ve bu ittifak artık, iki ülkede belirli bir dönemde görev yapan hükümetler veya başbakanların özelliklerine o kadar bağlı değildir” görüşünü dile getirdi.
“TÜRK POLITIKASI BIR ÇELIŞKILER YUMA?I”
Haaretz, Türkiye’nin halen, ordu tarafından “köktendinci bir tehlike” olarak değerlendirilen “dini bir parti” tarafından yönetildiğine, ancak Iran ile ticari bağları, Hamas ve Hizbullah ile “iyi ilişkileri” olan partinin “Silah taşıyan Iran uçaklarının Türkiye üzerinden Suriye’ye taşımasını önlediğini, bakanlarının da sık sık Israil’i ziyaret ettiği”ne dikkat çekti.
ABD ve NATO üyesi olan Türkiye’nin Irak savaşı döneminde Amerikan askerlerinin ülkeyi topraklarını kullanmasına izin vermediğine de işaret edildiği analizde söyle devam edildi:
“Açık ki Türk politikası bir çelişkiler yumağı. Anayasa, ülkenin laiklik niteliğinin korunması için orduya yetki verirken, 70 milyon kadar vatandaşın yüzde 40’ından fazla, dini bir parti için oy kullanırken, ve 1 milyon insan Erdoğan ve türbana karşı gösteri yaptığında Filistinli Müslümanların Gazze’de öldürüldüğünü gördükten sonra milyonlarca insan da sokağa dökülürken, siyasi ve diplomatik zikzaklar konusunda yakınmak zorlaşıyor.
“Israil, Türkiye’nin göz önünde tuttuğu birçok unsur arasında önemli bir faktör ancak sadece bir faktör. Türkiye’nin AB üyeliği hedefinin de ışığında, hükümet ile vatandaşlar, hükümet ile ordu ve hükümet ile en önemli müttefiki olan ABD arasındaki uygun bir diyalog, Türkiye’nin mantık yolunu işaretliyor.”
Haaretz Gazetesi, Başbakan Erdoğan'a Ağır Eleştirilere Yer Verdiği Analizinde "Erdoğan'ın Iki Yüzlülüğü, Israil -Türkiye Bağlarına Zarar Vermez" Ifadesini Kullanırken, Türkiye'nin Politikasının Bir "Çelişkiler Yumağı" Olduğunu da Öne Sürdü.
Haaretz gazetesi, Başbakan Erdoğan’a ağır eleştirilere yer verdiği analizinde “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” ifadesini kullanırken, Türkiye’nin politikasının bir “çelişkiler yumağı” olduğunu da öne sürdü.
Türkiye ile ilişkilerde yaşanan kriz, Israil’de tartışılmaya devam ediliyor.
BIR BUÇUK YIL ÖNCE ANKARA'DA DA BA?IRMIŞ
Israil’in büyük gazetelerinden Haaretz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ağır eleştirilere yer verdiği analizinde “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” ifadesini kullanırken Türkiye’nin politikasının bir “çelişkiler yumağı” olduğunu da öne sürdü. Gazete, ayrıca Başbakan Erdoğan için “Israil liderlerine ilk defa bağırmıyor. Bir bucuk yıl öncesi kadar Ankara’da misafir ettiği Şimon Peres’e bağırmıştı. Ve bundan önce eski Başbakan Ariel Şaron için ‘terörist’ demişti” diye yazdı.
Haaretz, “Erdoğan’ın iki yüzlülüğü, Israil-Türkiye bağlarına zarar vermez” başlığı ile yayınladığı geniş analizine Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta panelindeki tavrına yönelik eleştirileri ile başlarken Erdoğan’ın “sinirlerine hakim olmadığı” yönündeki iddialarına vurgu yaptı. “Türkiye’ye gelen her diplomat, eğer Erdoğan ile görüşecekse, hakkında brifing verildiği kararterinin bir özelliği var, buda başbakanın kolayca sinirlenmesidir” diye yazdı. Gazete şöyle devam etti:
“Erdoğan, Israil liderlerine ilk kez bağırmıyor. Bir bucuk yıl öncesine kadar Ankara’da misafir ettiği Şimon Peres’e bağırmıştı ve bundan önce eski Başbakan Ariel Şaron için ‘terörist’ demiş ve Türkiye ile Israil arasında Türk tanklarının modernizasyonunu öngören anlaşmayı ‘rezalet’ olarak nitelendirmişti.
“Bizi tek teselli edecek olgu ise, en yakın danışmanlarının da onun fırçalarına da maruz kalıyor olması.”
“ERDO?AN’IN UNUTTUKLARI”
Haaretz, Erdoğan’ın “unuttukları”na da yer verdiği analizinde “Türkiye’nin 1990 yıllarında Güneydoğu’daki “3 bin 500 kadar Kürt köyünü yıktığı”nı iddia ederken, Kuzey Irak’taki Kürt Yönetimi’nin üst düzey bir yetkilisinin Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlar için “Gazze benzemesi”ni yaptığını da belirtti.
Türk kaynaklarına dayanarak Kuzey Irak’taki PKK eğitim kamplarının yerlerine ilişkin istihbaratın, Türkiye’nin Israil’den aldığı ve almayı sürdürdüğü hava araçları ile elde edildiğini yazan gazete, “Israil, Ermeni katliamı konusunda gibi, Kürt köyleri yok edildiğinde sessiz kaldı. Türkiye ile oluşturulan ilişki daha önemli idi” diye yazdı.
“Israil’in Türkiye’ye ne kadar ihtiyacı varsa, Türkiye’nin Israil’e o kadar ihtiyacı var” diyen gazete, “Bu sadece Israil Hava Kuvvetlerinin eğitimi, silah anlaşmaları, gelişen turizm, Türkiye’nin Israil ile Suriye arasındaki arabuluculuğu değil. Iki ülke arasında eşsiz bir stratejik ittifakı gelişti ve bu ittifak artık, iki ülkede belirli bir dönemde görev yapan hükümetler veya başbakanların özelliklerine o kadar bağlı değildir” görüşünü dile getirdi.
“TÜRK POLITIKASI BIR ÇELIŞKILER YUMA?I”
Haaretz, Türkiye’nin halen, ordu tarafından “köktendinci bir tehlike” olarak değerlendirilen “dini bir parti” tarafından yönetildiğine, ancak Iran ile ticari bağları, Hamas ve Hizbullah ile “iyi ilişkileri” olan partinin “Silah taşıyan Iran uçaklarının Türkiye üzerinden Suriye’ye taşımasını önlediğini, bakanlarının da sık sık Israil’i ziyaret ettiği”ne dikkat çekti.
ABD ve NATO üyesi olan Türkiye’nin Irak savaşı döneminde Amerikan askerlerinin ülkeyi topraklarını kullanmasına izin vermediğine de işaret edildiği analizde söyle devam edildi:
“Açık ki Türk politikası bir çelişkiler yumağı. Anayasa, ülkenin laiklik niteliğinin korunması için orduya yetki verirken, 70 milyon kadar vatandaşın yüzde 40’ından fazla, dini bir parti için oy kullanırken, ve 1 milyon insan Erdoğan ve türbana karşı gösteri yaptığında Filistinli Müslümanların Gazze’de öldürüldüğünü gördükten sonra milyonlarca insan da sokağa dökülürken, siyasi ve diplomatik zikzaklar konusunda yakınmak zorlaşıyor.
“Israil, Türkiye’nin göz önünde tuttuğu birçok unsur arasında önemli bir faktör ancak sadece bir faktör. Türkiye’nin AB üyeliği hedefinin de ışığında, hükümet ile vatandaşlar, hükümet ile ordu ve hükümet ile en önemli müttefiki olan ABD arasındaki uygun bir diyalog, Türkiye’nin mantık yolunu işaretliyor.”

