O doktor gömleğiyle kendime güvenim o kadar artıyor ki, herkes bana bakıyor sanıyorum. Çıkardığım anda omzum düşüyor, güvenli bakışlarım sönüyor. Bir yasa çıksa da her yerde gömlekle gezsem.
Tıp öğrencisiyim. Doktor olmak istemiyordum. Kıytırık bir bölüm seçip yata geze okumak istiyordum. Işin kötü tarafı, artık hastalara bakıyorum. Bugün üroloji bölümündeydim. Adamın tekinin yumurtalıklarını incelemem gerekiyordu. Adamın soyunmasıyla tuvalete gitmem bir oldu. O neydi öyle ya! Iğrenç! Haliyle hocam beni eve gönderdi. Sanırım ben bu işi yapamayacağım.
Yoğun bir muayene gününde hastanın biri, "Doktor bey sanırım kuş gribi oldum" dedi. "Yanlış yere gelmişsiniz, dahiliyeye gidin lütfen" dediğimde, "Yok yok doktor bey, ben doğru geldim, kuş gribi derken şey işte, benim kuş, minik kuş yani, şey, artık yapamıyorum da..." gibi şeyler söyledi. Pes yani! Doktorum. Tüm gün çalıştıktan sonra eve geldiğimde iki veya üç hasta komşu ile karşılaşıyorum. Genelde bu durumu sakin karşılayıp yadırgamıyorum. Çünkü bizde "Bedava mezar bulsa yatar" psikolojisi var. Ortamda bi doktor varken mutlaka bi hastalık bulunur, bulunmasa da uydurulur ve check up'tan geçilir. Ama geçen gün gelen komşumuzun, karın ağrısını araştırmak üzere gaita (kaka) analizi yaptırması gerektiğini söylediğimde, "Ben senin tuvaletine yapayım, sen ordan alıp hastanede tahlil yaptırırsın" demesi üzerine artık sakin karşılamamam gerektiğini anladım. Ama bu kadar da olmaz ki!
Uzman doktor olduktan sonra iki ay kadar işsiz kaldım. Evde oturup birkaç özel işimi halledeyim derken başıma neler geldi biliyor musunuz? Kocamın beni aldattığını, babamın annemden başka 4 kadınla beraber olduğunu, kız kardeşimin bakire olmadığını, kocamın sigara içtiğini, arabamı gece çizenin kocamın kız kardeşi olduğunu öğrendim! Ev hanımı olunca gözlerim açıldı yani!sen hiç fark etmeden kalp kırmadın m? merak edip vicdanına sormadın mı? ne yaptım ben sana bu kadar? nihayet bende bir anadan doğmadım mı?...




