Bana Bir Şeyhler Oluyor
( Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Altan Erkekli )
HILMI - Dedim ya Tanrı'yla konuşuyordum. Ama şimdi konuştuklarımızı herkese anlatabileceğimi söyledi. (seyirciye döner) Hepinize... Anlatacaklarım var! Vaaz vermek değil niyetim, duyduğumu söylemek. Söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. Belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sadece ama sadece anlatmak için... Sen anlat dedi Tanrı bana, anlaşılsın diye değil, hiçbir mükafat beklemeden anlat... Çünkü bir mükafattır anlatıcıya, doğru düzgün anlaşılmak! Sen anlat dedi... Sen sadece anlat! Umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat... Ders verme dedi kimseye, çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene! Çırakları olan bir çıraktır usta, olsa olsa... Sen anlat dedi bana Tanrı, sen sadece anlat...
hilmi:
"hic kitap okumayan bir adam nicin merak eder seneye yazilacak kitaplari? bu dunyada bile ya$amayi beceremeyen nicin merak eder diger gezegenlerdeki hayati?gecmi$ ve bu gun ne zaman bitirildi de gelecek sorgulaniyor? i$ler hala kalle$ce hallediliyor ikili ve uluslararasi ili$kilerde...
her ulkenin sinir kom$ulari dost ve karde$ du$man ulkeler.
dogru duzgun top bile oynayamiyorlar kavgasiz!
oyunlari sava$ gibi gorenler sava$i da oyun gibi goruyor elbet.. ayni kadina sevdalananlar birbirini vuruyor, ayni $eyden nefret edenler can ciger arkada$..
bir $eyi, bir kadini, bir erkegi ya da bir ulkeyi sevmenin cezasi olum bile olabiliyor bazi.."
"yalnizlik, her kimlige dogu$tan yazili tek ugra$idir insanin bir ya$ama sirasinda.. tek sermayesi, sahip oldugu tek $eydir. kiymetini bilmelidir, dedi.yalnizdir insan, hep kalabaliklara kari$ma tela$i bundandir.
kalabalik yalnizliklar, yalniz kalabaliklar olu$ur $ehir $ehir, ulke ulke.
kalabalik arttikca, artmaktadir yalnizliklar. insan bir olumu istemez, bir de ondan beter bir yalnizligi.
ama ikisi de muhakkak gelir ba$ina bir yalniz ya$ama sirasinda.
olumun degil ama yalnizligin bir tek caresi var dedi, tek caresi a$ktir bir yalniz ya$ama sirasinda nefes almanin.
a$k da zaten iki yalnizin ortak bir yalnizlikta bulu$masidir dedi..
a$ik olun, gosterin birbirinize yalnizliklarinizi!
nasilsa ayrilik, insanin kendi tek ki$ilik yalnizligini ozlemesi..
sade olum degil, ayrilik da ya$amin emri."
hilmi:dedim ya tanrıyla konuşuyordum. ama şimdi konuştuklarımızı herkese anlatabileceğimi söyledi, (seyirciye döner) hepinize...
anlatacaklarım var! vaaz vermek değil niyetim, duyduğumu söylemek. söylemeye değer şeyler duyuyorum zira. belki hayatı daha yaşanır kılmak için ya da belki sadece ama sadece anlatmak için... sen anlat dedi tanrı bana, anlaşılsın diye değil, hiçbir mükafat beklemeden anlat...
çünkü bir mükafattır anlatıcıya, doğru düzgün anlaşılmak! sen anlat dedi... sen sadece anlat! umudu hatırlatsın diye umutsuzluğu, çareye yol açsın diye çaresizliği anlat... ders verme dedi kimseye, çünkü hoca denmez öğrenmesini bitirene! çırakları olan bir çıraktır usta, olsa olsa... sen anlat dedi bana tanrı, sen sadece anlat...
hilmi:
evet söyledi
ya da ben duydum
duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan sözleri.
evet duydum söyledi
her duyduğumda ağladım
pek çok ağlayışım sırasında duydum.
kalbim tutanak tuttu duyduklarıma
soruldu, dedi, cevap alındı
yaşamak, dedi, tek marifetiniz -biraz özen gösteriniz. zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi.
ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi tanrı..
ya gördüm neyleyim
insanlar vardı duvarın içinde.
ya ben hep duvara konuştum
ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var. nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.
bilmiyorum,
belki de ben gerçekten delirdim
onlar haklı belki de.
içinde değil duvarların insanlar
sadece arasındalar..
-aşk da zaten iki yalnızın, ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır.
ayrılık ise insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi... sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri...
sevmenin pek az çeşidi vardır gönül raflarında. birini ya da bir şeyi, seversiniz ya da çok seversiniz.
ama iş sevememeye gelince sonsuz seçenek vardır önünüzde. ister sinir olursunuz, ister gıcık olursunuz, iğrenirsiniz, tiksinirsiniz. hatta sık sık nefret bile edersiniz. ne yazık..
ne yazık insan sevmeme çeşitlerine harcıyor mesaisinin çoğunu. oysa sevin dedi tanrı. adı sevgili olanlar bile karşılık istiyor kalbinin atış hızına. ben seni seviyorum ama dur bakalım sen de beni benim seni sevdiğim kadar seviyor musun. oysa sevin dedi tanrı. önce sizi sevmeyenlerden başlayın işe. karşılık istemeden, pazarlıksız sevin. sizi seveni de sevmeyeni de
bir yerde artık tartışılmaz bir usul oluşmuşsa yeni bir usul yaratın dedi. zira bir şeyi yapmanın şekli yani usulu amacının önüne geçmektedir. amaçtan çok usulu kutsanır olmakta sonra. o şeyi sevmek yetmez olmakta. o sevginin herkes gibi gösterilmesi sevmekten daha önemli sayılmakta. kardeşlerim usul kavga sebebi yaratmakta. usul gelse gelse yol manasına gelir ve eğer gerçeğe gitmekse maksadınız herkes kendi yolunu bulmalıdır.siz bir anayol yapar ve gerisini yasak ederseniz eğer dedi, ya yol yolsuzluk, ya yolsuzluk yol olur dedi.