Başbakan Tayyip Erdoğan, Israi'in Gazze'de Savunmasız Kadın ve Çocukları Vurmasının, "Zulümden Başka Bir Şey Olmadığını" Söyledi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Israi'in Gazze'de savunmasız kadın ve çocukları vurmasının, "zulümden başka bir şey olmadığını" söyledi. Sadece Gazze'nin değil tüm Filistin'in "açık bir cezaevi" gibi olduğunu ifade eden Erdoğan, uluslararası kamuoyunu da Güney Osetya'da gösterdikleri hassasiyeti Gazze'de göstermeye çağırdı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Suudi Arabistan Kralı ABDullah bin ABDülaziz ile görüştükten sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Kralla yaptığım görüşmeden memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Dört ülkeye gerçekleştirdiğimiz ziyaretin değerlendirmesini yapabilme fırsatını bulabilmek benim için önemliydi" dedi.
Israil'in Gazze'yi vurmasının "bir insanlık trajedisi" olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ölenler ve yaralananlar bizler için tüyler ürperticiydi" diye konuştu. Erdoğan, "Böyle bir trajedi karşısında sakin duramazdık. Üzerimize düşen görevi yerine getirmek için adımlarımızı attık." diyerek Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerin sebebini açıkladı.
Başbakan Erdoğan, 1 Ocak itibariyle Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olduğunu da hatırlatarak, "Bunu bu açıdan da değerlendirmemiz gerekiyor." diye kaydetti.
Erdoğan, Israil saldırılarının ardından başlattığı bölge turunu da şöyle özetledi: "Ilk ziyaret Suriye'ye oldu. Bildiğiniz gibi Suriye Arap Birliği'nin dönem başkanı. Ardından Ürdün'e geçtim. Her iki ülkeyle yaptığımız görüşmelerde olumlu netice aldık. Onlar da bu sürecin bir insanlık dramı olduğunu kabul ediyorlar. Çünkü orantısız güç kullanmak ve bombalar yağdırmak suretiyle orada savunmasız çocukları, kadınları ve masumları vurmak zalimlikten başka bir şey değildir. Onun için üzerimize düşeni yapmak gerek."
Aynı gün Filistin Otoritesi Başkanı Mahmu Abbas'la da görüştüğünü ve durum değerlendirmesi yaptığını kaydeden Erdoğan, ertesi gün de Mısır'a geçerek Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'le durumu değerlendirdiklerini ifade etti.
"GAZZE ORANTISIZ GÜÇ KULLANILARAK VURULURKEN KIMSENIN KILI KIPIRDAMIYOR"
Erdoğan, "Haziran 2008 ateşkes açıklamasının arabulucusu Mısır'dı. Altı aylık ateşkes korundu ve buma Hamas uydu. Ama ambargonun kaldırılmasına Israil uymadı. Gazze'de insanlar adeta açık bir hapishanede yaşıyorlar. Aslında Filistin'in geneli bir hapishane. Insanlığın burada duyarlı olması gerekiyor. Ben bugün sizler kanalıyla tüm dünyaya sesleniyorum; Gürcistan'da gösterdiğiniz hassasiyeti niçin burada göstermiyorsunuz. Rusya Gürcistan'la bir olaya başladı; BM, ABD, AB ülkeleri ve diğerleri hemen seferber oldu. Gazze orantısız güç kullanılarak vurulurken kimsenin kılı kıpırdamıyor." diye ekledi.
Bugün de bölgenin en tecrübelisi olarak belirttiği Kral ABDullah'ı ziyaret ederek dört ülkeyi kapsayan turu tamamlamış olduklarını aktaran Erdoğan, "Çok faydalı önemli bir görüşme yaptık. Çalışmalarımızı bizler devam ettireceğiz. Kendileriyle bu süreç içerisinde bilgi alışverişinde bulunacağız." dedi.
Erdoğan, "Arap Birliği Çarşamba günü toplandı. BM Güvenlik Konseyi'ne bir deklarasyon ilettiler. Bugün Islam Konferansı Teşkilatı'nın toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı. Sanıyorum Salı günü Güvenlik Konseyi'nde bunlar ele alınacak. Bizler de Türkiye olarak, Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak bunun takipçisi olacağız. Gelişmelere göre de süreci takip edeceğiz." şeklinde konuştu.
DUYGUSAL DE?ILIM, SORUMLUYUM. HERKESI BUNA DAVET EDIYORUM"
Insani yardımlar konusunda da Israil'i kapıları açmaya davet ettiğini kaydeden Erdoğan, "Gıda, ilaç, hastaların tahliyesi konusunda kapıları açması gerekiyor. Ben önce insan olarak konuşuyorum, ondan sonra sorumluluk mevkiinde olan bir başbakan olarak konuşuyorum. Duygusal değilim, sadece sorumluyum. Israil'i ve tüm insanlığı da buna davet ediyorum." dedi.
Erdoğan, kendisine bundan sonraki adımlar ne olacak diye sorulması üzerine de "Insani yardım olarak ciddi bir gayret çerisindeyiz. Bunu olaylar başlamadan önce başlatmıştık. Gazze'de sıkıntılar büyüktü. Ama olayın diplomatik boyutu çok önemli. Hamas'la Mısır arasındaki görüşmelerin başlaması önemli; ki yeniden Haziran 2008 anlaşmasına dönülebilsin. Ancak taraflar da buna samimiyetle uysun. Tabi bu mısırın öncülüğünde yürütülecek. Burada bize düşen bir şey olduğu anda her türlü desteği vermeye hazırız." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, başka bir gazetecinin eskiye göre neden Türkiye'nin konuyla bu kadar ilgileniyor olmasını sorması üzerine ise "Biz geçmişte de bu kadar ilgiliydik. Bizim geçmişten gelen bir misyonumuz var. Tarihi incelersen bizim Ortadoğu'yla ne kadar içli dışlı olduğumuzu anlarsın." diye cevap verdi. (CIHAN)
Başbakan Tayyip Erdoğan, Israi'in Gazze'de savunmasız kadın ve çocukları vurmasının, "zulümden başka bir şey olmadığını" söyledi. Sadece Gazze'nin değil tüm Filistin'in "açık bir cezaevi" gibi olduğunu ifade eden Erdoğan, uluslararası kamuoyunu da Güney Osetya'da gösterdikleri hassasiyeti Gazze'de göstermeye çağırdı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Suudi Arabistan Kralı ABDullah bin ABDülaziz ile görüştükten sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Kralla yaptığım görüşmeden memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Dört ülkeye gerçekleştirdiğimiz ziyaretin değerlendirmesini yapabilme fırsatını bulabilmek benim için önemliydi" dedi.
Israil'in Gazze'yi vurmasının "bir insanlık trajedisi" olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ölenler ve yaralananlar bizler için tüyler ürperticiydi" diye konuştu. Erdoğan, "Böyle bir trajedi karşısında sakin duramazdık. Üzerimize düşen görevi yerine getirmek için adımlarımızı attık." diyerek Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerin sebebini açıkladı.
Başbakan Erdoğan, 1 Ocak itibariyle Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olduğunu da hatırlatarak, "Bunu bu açıdan da değerlendirmemiz gerekiyor." diye kaydetti.
Erdoğan, Israil saldırılarının ardından başlattığı bölge turunu da şöyle özetledi: "Ilk ziyaret Suriye'ye oldu. Bildiğiniz gibi Suriye Arap Birliği'nin dönem başkanı. Ardından Ürdün'e geçtim. Her iki ülkeyle yaptığımız görüşmelerde olumlu netice aldık. Onlar da bu sürecin bir insanlık dramı olduğunu kabul ediyorlar. Çünkü orantısız güç kullanmak ve bombalar yağdırmak suretiyle orada savunmasız çocukları, kadınları ve masumları vurmak zalimlikten başka bir şey değildir. Onun için üzerimize düşeni yapmak gerek."
Aynı gün Filistin Otoritesi Başkanı Mahmu Abbas'la da görüştüğünü ve durum değerlendirmesi yaptığını kaydeden Erdoğan, ertesi gün de Mısır'a geçerek Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'le durumu değerlendirdiklerini ifade etti.
"GAZZE ORANTISIZ GÜÇ KULLANILARAK VURULURKEN KIMSENIN KILI KIPIRDAMIYOR"
Erdoğan, "Haziran 2008 ateşkes açıklamasının arabulucusu Mısır'dı. Altı aylık ateşkes korundu ve buma Hamas uydu. Ama ambargonun kaldırılmasına Israil uymadı. Gazze'de insanlar adeta açık bir hapishanede yaşıyorlar. Aslında Filistin'in geneli bir hapishane. Insanlığın burada duyarlı olması gerekiyor. Ben bugün sizler kanalıyla tüm dünyaya sesleniyorum; Gürcistan'da gösterdiğiniz hassasiyeti niçin burada göstermiyorsunuz. Rusya Gürcistan'la bir olaya başladı; BM, ABD, AB ülkeleri ve diğerleri hemen seferber oldu. Gazze orantısız güç kullanılarak vurulurken kimsenin kılı kıpırdamıyor." diye ekledi.
Bugün de bölgenin en tecrübelisi olarak belirttiği Kral ABDullah'ı ziyaret ederek dört ülkeyi kapsayan turu tamamlamış olduklarını aktaran Erdoğan, "Çok faydalı önemli bir görüşme yaptık. Çalışmalarımızı bizler devam ettireceğiz. Kendileriyle bu süreç içerisinde bilgi alışverişinde bulunacağız." dedi.
Erdoğan, "Arap Birliği Çarşamba günü toplandı. BM Güvenlik Konseyi'ne bir deklarasyon ilettiler. Bugün Islam Konferansı Teşkilatı'nın toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı. Sanıyorum Salı günü Güvenlik Konseyi'nde bunlar ele alınacak. Bizler de Türkiye olarak, Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak bunun takipçisi olacağız. Gelişmelere göre de süreci takip edeceğiz." şeklinde konuştu.
DUYGUSAL DE?ILIM, SORUMLUYUM. HERKESI BUNA DAVET EDIYORUM"
Insani yardımlar konusunda da Israil'i kapıları açmaya davet ettiğini kaydeden Erdoğan, "Gıda, ilaç, hastaların tahliyesi konusunda kapıları açması gerekiyor. Ben önce insan olarak konuşuyorum, ondan sonra sorumluluk mevkiinde olan bir başbakan olarak konuşuyorum. Duygusal değilim, sadece sorumluyum. Israil'i ve tüm insanlığı da buna davet ediyorum." dedi.
Erdoğan, kendisine bundan sonraki adımlar ne olacak diye sorulması üzerine de "Insani yardım olarak ciddi bir gayret çerisindeyiz. Bunu olaylar başlamadan önce başlatmıştık. Gazze'de sıkıntılar büyüktü. Ama olayın diplomatik boyutu çok önemli. Hamas'la Mısır arasındaki görüşmelerin başlaması önemli; ki yeniden Haziran 2008 anlaşmasına dönülebilsin. Ancak taraflar da buna samimiyetle uysun. Tabi bu mısırın öncülüğünde yürütülecek. Burada bize düşen bir şey olduğu anda her türlü desteği vermeye hazırız." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, başka bir gazetecinin eskiye göre neden Türkiye'nin konuyla bu kadar ilgileniyor olmasını sorması üzerine ise "Biz geçmişte de bu kadar ilgiliydik. Bizim geçmişten gelen bir misyonumuz var. Tarihi incelersen bizim Ortadoğu'yla ne kadar içli dışlı olduğumuzu anlarsın." diye cevap verdi. (CIHAN)


