Kuş
Genç adam iş arıyordu. Yetenek avcısı, bir sirk sahibiyle görüşmeye gitti. Yaşlı adam, genç adama sordu:
- Söyle bakalım delikanlı, yeteneğin nedir senin, neler yapabilirsin?
- Efendim, ben çok güzel kuş taklidi yapabiliyorum. Beni izleyenin aklı dağılır.
dedi, gözleri parlıyordu.
- Kuş taklidi mi?
diye sordu yaşlı adam yüzündeki şaşkın ifadeyle.
- Evet efendim…
dedi genç, ne dediğini biliyordu. Sirkin sahibi, duyduğu bu sıradan cümleyi doğru anladığından emin olmak için tekrar sordu:
-Bildiğimiz kuş?
- Evet bildiğiniz kuş efendim; ama ben gerçekten de bu konuda en iyiyim. Pişman olmayacaksınız!
diyerek bir de garanti verince, sinirlendi sirkin yaşlı sahibi. Ucuz bir pazarlama taktiği kullanarak yılların tecrübesiyle dalga geçer gibiydi genç adam.
- Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Bunu herkes yapabilir. Ben 63 yaşındayım. Ben bile kuş taklidi yapabilirim. Derhal burayı terk et; çünkü zamanımı çalıyorsun!
Genç adam gayet sakin bir şekilde ve hiç sinirlenmeden
- Peki efendim, zamanınızı çaldığım için özür dilerim.
dedi ve kendisine en yakın pencereye yöneldi. Camı açtı ve uçarak sirki terk etti.
Meğer iş miş aramıyormuş bu genç adam. Adam arıyormuş sadece. Bugüne kadar gördüğü herkesle sadece bir kez konuşuyor ve her seferinde sadece tek cümle kuruyormuş:
- En güzel kuş taklidini ben yaparım!
Bugüne kadar onu ciddiye alan olmamış. Sadece uçtuğunu görünce ciddiye alıyorlarmış; ama o zaman da uçup gittiği için yakalayamıyorlarmış. Sonra da camı açıyor gözlerini havaya dikip,
- Acaba tekrar gelir mi?
diyerek bekliyorlarmış. Onu henüz ikinci kez gören olmamış; çünkü uçarak geleceğini tahmin ettikleri için kapıyı kapatıp, camı açıyor ve hep havaya bakıyorlarmış.
Genç adam iş arıyordu. Yetenek avcısı, bir sirk sahibiyle görüşmeye gitti. Yaşlı adam, genç adama sordu:
- Söyle bakalım delikanlı, yeteneğin nedir senin, neler yapabilirsin?
- Efendim, ben çok güzel kuş taklidi yapabiliyorum. Beni izleyenin aklı dağılır.
dedi, gözleri parlıyordu.
- Kuş taklidi mi?
diye sordu yaşlı adam yüzündeki şaşkın ifadeyle.
- Evet efendim…
dedi genç, ne dediğini biliyordu. Sirkin sahibi, duyduğu bu sıradan cümleyi doğru anladığından emin olmak için tekrar sordu:
-Bildiğimiz kuş?
- Evet bildiğiniz kuş efendim; ama ben gerçekten de bu konuda en iyiyim. Pişman olmayacaksınız!
diyerek bir de garanti verince, sinirlendi sirkin yaşlı sahibi. Ucuz bir pazarlama taktiği kullanarak yılların tecrübesiyle dalga geçer gibiydi genç adam.
- Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Bunu herkes yapabilir. Ben 63 yaşındayım. Ben bile kuş taklidi yapabilirim. Derhal burayı terk et; çünkü zamanımı çalıyorsun!
Genç adam gayet sakin bir şekilde ve hiç sinirlenmeden
- Peki efendim, zamanınızı çaldığım için özür dilerim.
dedi ve kendisine en yakın pencereye yöneldi. Camı açtı ve uçarak sirki terk etti.
Meğer iş miş aramıyormuş bu genç adam. Adam arıyormuş sadece. Bugüne kadar gördüğü herkesle sadece bir kez konuşuyor ve her seferinde sadece tek cümle kuruyormuş:
- En güzel kuş taklidini ben yaparım!
Bugüne kadar onu ciddiye alan olmamış. Sadece uçtuğunu görünce ciddiye alıyorlarmış; ama o zaman da uçup gittiği için yakalayamıyorlarmış. Sonra da camı açıyor gözlerini havaya dikip,
- Acaba tekrar gelir mi?
diyerek bekliyorlarmış. Onu henüz ikinci kez gören olmamış; çünkü uçarak geleceğini tahmin ettikleri için kapıyı kapatıp, camı açıyor ve hep havaya bakıyorlarmış.


