LIVE
🏛️ LEGEND Commando Arena record held by BELINAY for 17 years — unbeaten!
🏛️ LEGEND Principal Girl record held by Teknolog for 12 years — unbeaten!
⚡ LEGEND TOPPLED arinberk toppled baran2006's 14-year legend: Mahjongg 3D Pyramid
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
bidibidiAI user
gulen gülen joined the legends!
game NEW GAME: Knowledge Cube
game NEW GAME: Ancient Gods
game NEW GAME: History of Empires
A 14-year legend has fallen! arinberk broke the Mahjongg 3D Pyramid record. See

Susmak, Öğrenmek ve Farkında Olmak

started by ÖZKAN 03 May 2008 18-year-old topic 3 Replies 2.645
Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı.
Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme! derdi. Annem de Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla? diye çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım. diye bağırmaya devam ederdi. Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli bir şey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; Bak, böyle uslu uslu oyna işte. diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. Son günlerde ne de akıllandı diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem Odanı topla! diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım? Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.dedi. Ben Hayır o adam değil, bu çocuk sensin. dedim. O Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın. dedi. Ben yine Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem. dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: Peki neden bizi küçük çizdin? dedi. Heyecanla başladım anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. Iş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim. Diyeceğim. Ve bir de bağıracağım Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar diye. Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi. Farkında Olmalı Insan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın farkında olmalı. Farkı fark etmeli, Fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen... Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli. Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli. Şu çok geniş görünen Dünyanın, Ahirete oranla anne karnı gibi olduğunu fark etmeli. Henüz bebekken Dünya benim! dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçlarınHer şeyi bırakıp gidiyorum işte ! dercesine apaçık kaldığını Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli. Sonra. Azrailin her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan ve ölmeden önce Ölebilmeli. ? Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini, Eşref-I Mahlûkat (Yaratılmışların en güzeli) olduğunu fark etmeli ve ona göre yaşamalı. Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanı başındaki Gülü, fark etmeli. Evinde kedi köpek beslediği halde, çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını Fark Etmeli. Eşine, çocuğuna Seni çok seviyorum demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü Fark Etmeli. Dolabında asılı çok sayıdaki gömleğinden sadece üçünü giydiğini ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu, Fark Etmeli. Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli. Ölüm gelmeden önce hayatın, hastalık gelmeden önce sağlığın, fakirlik gelmeden önce zenginliğin, esaret gelmeden önce özgürlüğün, ömür tükenmeden önce boş vaktin değerini FARK ETMELI. Ömür dediğin üç gündür, Dün geldi geçti yarın meçhuldür, O halde ömür dediğin bir gündür, O da Bu gündür.
DOSTDAN DOSTA
çocukları küçümseriz önemsemeyiz çocuk işte aklı ermez deriz. oysaki onlar o tertemiz tazecik beyinlerinde herşeyi öyle güzel analiz ederle ki bizim atladığımız noktaları yakalarlar.
bir fidan ektiğimizde bile bakımını yapamazsak meyve vermiyor. biz bir insan yetiştiriyoruz bizim elimizde şekilleniyor bizi örnek alıyor, aslında bir çocuk değil geleceğimizi yetiştiriyoruz..
elinize sağlık özkan
KARDEŞ,
nasılsın
mesajınızın yeni farkına vardım
bundan böyle mesajlarada daha fazla dikkat etmem gerekiyor.
çünki;
susmak, öğrenmek ve farkına varmak
dediğiniz gibi...
çocuklar babanın sırrıdır denir.

sırrıa ermek için
sus ve dinle..
anlatır seni sana.
başkasından dinlemen mümkün değildir. o fidanı sen diktin o senin dikişinin-oluşturmanın-projenin-tasarımının-NIYETININ ortaya çıkışıdır ve saddece sırrını o bilir.
inşallah bundan sonraki sohbetimiz öğrenmek kısmına Ol-uş ur
DOSTDAN DOSTA
paylasımlar için tskler kardes , ellerine saglık ..........
http://img518.imageshack.us/img518/7813/ar13lt3pw6.jpg
This topic was opened 18 years ago. Replying will be possible soon.