Senden sonra başkasını sevemedim. Olmadı bir türlü, senin gittiğini sanmıştım ama farkına bile varamamışım, her zaman yanımdaydı, hayalin. Evet sensizlikte hayalini sevdim.
Sanki sen varmışcasına yanımda ama oda bir zaman sonra anlamadı. Tıp ki senin gibi terk edip gitti. Ne kadar hayalinde olsa da sensizlikte seni sevmemi sağlamıştı. O hasret kaldığım gözlerini, o ipek tenini unutturmamıştı. Ta ki o gün gelip çatınca. Baş başa vermiştik o uçsuz bucaksız hayal denizinde eski bir kayıktaydık. Birden bire o acımasız poyraz esiverdi. Sen alıp götürdü. Bi başıma kaldım o uçsuz bucaksız hayal denizinde. Gidecek hiçbir yer yoktu. Ağladım dayanamadım hasretine yalvardım o acımasız poyraza, seni benden aldı gibi tekrar geriye getirsin diye. Duymadı bile sesimi, haykırdım yinede duymadı. Yaktı parçaladı, harabe etti bedenimi. Dayanamadım kendimi atmak istedim o uçsuz bucaksız hayal denizine. Ama ne çare seni bana geri getirmeyecekti. Günlerce, gecelerce, aylarca usanmadan bekledim. Hani feryadımı duyarda seni geri getirir diye. Dalgalarda bana inat oldular sürüklediler enginlere, açıklara doğru o eski kayığımı. Yine de yılmadım hep seni düşündüm bekledim sabırla. Bir akşam vakti hiç bilmediğim bir yere sürüklenmişim. Gözlerimi açtığımda seni buldum karşımda, hayalindi. Sanki gerçekmişçesine sevindim öpmek, sarılmak istedim. Ama ne olduysa engelledin, dur dedin. Senin yokluğunda her şey çok değişti, artık seninle olamam dedin ve o acımasız poyrazı seçtin ve de arkana bakmadan çekip gittin. Yıkıldım, sendelendim, kabullenemedim , canımdan bir parçaydın. Artık hiçbir şeyi görmez oldum ve kendimi o uçsuz bucaksız hayal denizine bırakıverdim.
Sürüklenip gidiyorum. Yorgunum çok yorgunum sonu gelmeyen meçhullere doğru gidiyorum. Ben artık kendimde değilim ki….
Sanki sen varmışcasına yanımda ama oda bir zaman sonra anlamadı. Tıp ki senin gibi terk edip gitti. Ne kadar hayalinde olsa da sensizlikte seni sevmemi sağlamıştı. O hasret kaldığım gözlerini, o ipek tenini unutturmamıştı. Ta ki o gün gelip çatınca. Baş başa vermiştik o uçsuz bucaksız hayal denizinde eski bir kayıktaydık. Birden bire o acımasız poyraz esiverdi. Sen alıp götürdü. Bi başıma kaldım o uçsuz bucaksız hayal denizinde. Gidecek hiçbir yer yoktu. Ağladım dayanamadım hasretine yalvardım o acımasız poyraza, seni benden aldı gibi tekrar geriye getirsin diye. Duymadı bile sesimi, haykırdım yinede duymadı. Yaktı parçaladı, harabe etti bedenimi. Dayanamadım kendimi atmak istedim o uçsuz bucaksız hayal denizine. Ama ne çare seni bana geri getirmeyecekti. Günlerce, gecelerce, aylarca usanmadan bekledim. Hani feryadımı duyarda seni geri getirir diye. Dalgalarda bana inat oldular sürüklediler enginlere, açıklara doğru o eski kayığımı. Yine de yılmadım hep seni düşündüm bekledim sabırla. Bir akşam vakti hiç bilmediğim bir yere sürüklenmişim. Gözlerimi açtığımda seni buldum karşımda, hayalindi. Sanki gerçekmişçesine sevindim öpmek, sarılmak istedim. Ama ne olduysa engelledin, dur dedin. Senin yokluğunda her şey çok değişti, artık seninle olamam dedin ve o acımasız poyrazı seçtin ve de arkana bakmadan çekip gittin. Yıkıldım, sendelendim, kabullenemedim , canımdan bir parçaydın. Artık hiçbir şeyi görmez oldum ve kendimi o uçsuz bucaksız hayal denizine bırakıverdim.
Sürüklenip gidiyorum. Yorgunum çok yorgunum sonu gelmeyen meçhullere doğru gidiyorum. Ben artık kendimde değilim ki….
http://img518.imageshack.us/img518/7813/ar13lt3pw6.jpg