Soneler XXIV
Durup geçmişe baktım hüzünle bugün;
Bir otele iner gibi kendime indim.
Kunt acılarla incinmiş ve ölgün,
Sağnaklardan geçtim de sonunda dindim.
Yıllardır unutulmuş suskun varlığı,
Kanepenin altından bir cam bilye
Ve bir ilk öpüşün gizemli sıcaklığı,
Seslendiler derinden bizi de an diye.
Nedir ki zaten geçmiş dediğimiz,
Içinde közler bulunan külden başka;
Zaman zaman ürperip eselendiğimiz,
Gereksinim duydukça sevgiye ve aşka.
Geçerek dününün puslu kapısından,
Geçmişle kurtulur insan dağdağasından.
Durup geçmişe baktım hüzünle bugün;
Bir otele iner gibi kendime indim.
Kunt acılarla incinmiş ve ölgün,
Sağnaklardan geçtim de sonunda dindim.
Yıllardır unutulmuş suskun varlığı,
Kanepenin altından bir cam bilye
Ve bir ilk öpüşün gizemli sıcaklığı,
Seslendiler derinden bizi de an diye.
Nedir ki zaten geçmiş dediğimiz,
Içinde közler bulunan külden başka;
Zaman zaman ürperip eselendiğimiz,
Gereksinim duydukça sevgiye ve aşka.
Geçerek dününün puslu kapısından,
Geçmişle kurtulur insan dağdağasından.


