Bu güne kadar yemin etmedikmi biz
Seninle dünya önümüze gelse eğilmek yok
Diye aldığım sözler hava bu dünya oldu kara
Dağlardayım hergün operasyon var be ana
Bir elimde tüfek öbür elimde bomba
Sırtımda sırt çantam mavi bere kafamda
Bütün dağlarıaştım mayınlardan kaçtım
Aklım ve kalbimse hep o sıcak yuvamda
Dönmek istiyorum ama şafak daha çok
Ümitsiz dağlarda dolaştım huzur n darem
Bu güne kadar merak etmediysen sen madem
InşAllah dönerim de hesabı alırım kardeş havalr attın kafama taktım bu rapi çaktım ah sende baktın
Nakarat Gözlerimde damla yaşlar sözlerimde azda taş
Hayatım oldu kara bu dünya sanki karaşimdi nerdesin be kardeş sattın beni kalleş
Bu rüya bitecek ve tilki bir gün dönecek
Bu gece çok soğuk dolu da bastırmaka
Pusudayım ve azrailse yoklamakta
Yeminliyim mezarım olmayacak bugün burda
Kefenim ölçülsün istanbul sokaklarında
Ben döneceğim söz verdim sana ana
InşAllah Allahta yüzümüzü çıkarmaz kara
Bizim tilki elbet dönecek derdin
Gece gündüz takvim sayar ve beni beklersin
Hesap günü gelecek kardeş sen ne dersin
Gözümün içine bakar belki yalan söylersin
O zayıf kalbime girer belki yenersin
Dağlarda kırılan kalbim ve nefretim.......
Şiir : Yusuf Hayaloğlu,
Seslendiren : Yusuf Hayaloğlu,
Merhaba nalan... bu sen misin
Yoksa sen mi sandım;
Biri çimdiklesin beni
Şöyle ışığa gel de göreyim
Beni dümdüz eden
O yalandan da yalan gözlerini
Merhaba nalan
Amortiden mi çıktın güzelim
Bak yine şapşal ettin bizi
Oysa ne güzel unutmuştuk
Ve ne güzel sona ermişti
O gerzek pembe dizi
Hani, son bölümde sen yamuk yapıp
Fabrikatör nubar bey'in
Tarabya köşküne gitmiştin
Hani, arkadaşım halit akçatepe'nin yanında
Beni acayip refüze etmiştin
Ve işte o an gözümde
Eskicinin bile almadığı
Bir eski eşya gibi, bitmiştin
Merhaba nalan
Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu
Merhaba, artist olma hayallerinin
Ikinci sınıf karakter oyuncusu
Vay anasını sayın seyirciler
Vay anasını be... vay anasını
Bak, şimdi ağlarım ha
Tez kapatsın biri
Gözlerimin bozuk vanasını
Oysa, o zehir kusan fabrika yolunda
Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda
Ve o gün, nubar bey'in çarpıp kaçtığı
Bir hayvancağızdı inleyen
Yol kenarı çamurunda
Ve hep kendine ayırdığın
O bencil yüreğin
Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı
Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim
Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı
Merhaba nalan... merhaba
Yoksul mahallemizin en havalı kızı
Merhaba, yanlış ağlara takılmış
Muhteşem deniz yıldızı
Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi
Dolardım da bir türlü yağamazdım
Sen bana bakınca
Bir ağlamak düğümlenir boğazımda
Gurur yapar, ağlamazdım
Ne düşkündüm sana be
Hani hayvanlar yavrusunu yalarmış
Aynen öyle
Ne tutkuydu bizimkisi be
Hani ferhat dağları nasıl delermiş
Aynen öyle
Ve o nasıl gidişti be
Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş
Aynen öyle
Of nalan of
Sen benim neler çektiğimi bilsen
Bunu bilmekten ölürdün
Şu kadarını söyleyeyim:
Hani taş olsan
Yani taş olsan;
Ortadan ikiye bölünürdün
Gitme nalan, dur
Tekrar gitme ne olur
Aldırış etme saçma sapan sözlerime
Yoo... hayır, ağlamıyorum
Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime
Belki de sen haklıydın
Bu mahallede ne bahtın açılır
Ne de boyun uzardı
Üstelik annen ölmüştü
Ve sokağınız
Acını kaldıramayacak kadar dardı
Terso gidiyordu herşey
Milllet işi-gücü bırakmış
Aklını bize takıyordu
Altımızda çul yoktu
Üstümüzde dam akıyordu
Arap kızı camdan bakıyordu
Sen gittikten sonra ben
Hiç sorma
El attığım her işi, çok geçmedi batırdım
Çünkü seni unutmanın tek yoluydu;
Bütün kazancımı şaraba yatırdım
Ama gelinliğin duruyor
Baba yadigarı cumbalı evi de satmadım
Yalanım varsa kalkmayayım şuradan:
Ben seni bir tek gün
Bir tek gün bile unutmadım
ben zaten senden gelen
her çileyi her kederi kabullendim
sen gittiğin günden beri
ahhhh
bazen duyarsan sitemli sözlerimi
bağışla
çünkü çok özlüyorum seni......
Pişman olur da bir gün
Dönersen bana geri
Gönül kapım açıktır
Çalmadan gir içeri
Sana sevgiler sonsuz
Henüz geçmedi zaman
Gönül kapım açıktır
Çalmadan gir içeri