Yazar : Richard R. CONORROE
Yayınevi : İlgi
Baskı : İstanbul / 1989 / 198 shf.
Bölüm 1
Başarınızı en fazla etkileyecek kişiler seçin; onları doğrudan etkileyecek, kişisel Kitap olarak ve sürekli irtibat halinde bulunun
Bu kitabın iki hedefi var;
Önce herkesin, meslek hayatında sık sık yaptığı hataları göstererek uyarılarda bulunmak
İkincisi, yönetimde 32 altın kuralı, özellikle iş hayatında fazla tecrübesi olmayan genç kadın ve erkekler için yazdım.
Her işte, kilit noktası olan kişiler vardır. sizi engelleyebilecek, ya da başarıya itebilecek tanıdık kişiler...Bunlar sizi bazen zirveye çıkarır, bazen mahveder.
İş hayatında iki tür tanıdık ayırt edilir:
Kendi düzeyindeki tanıdıklar: Gücünüzü kaybetmeden bulduğunuz mevkide kalmanıza yardım ederler.
Yüksek düzeydeki tanıdıklar: İlerlemenize yardımcı olurlar
İş ilişkileri, evlilikten çok aşk maceralarına benzer. Çiçek açar ve solar. Bazen tekrar çiçek açtığı, yada tamamen öldüğü olur
BÖLÜM 2
Şu andaki durumunuzun, yarın hatta bugün değişmeyeceğini sanmayın.
İş hayatı, elinizde tuttuğunuz bir prizmaya benzer; Görüntü sürekli olarak değişir.
İş hayatındaki çalkantılar sizi pasif olmaktan kurtarır, fırsatlar yaratır. Bunlar bir bakıma, işinizin tuzu biberidir.
Seçiminizi yapın. Kırk yılda bir değişiklik görülen mesleklerden birini seçebilirsiniz yada her telefon konuşmasının, her gelen mektubun küçük bir serüven anlamına geldiği bir iş bulabilirsiniz. Ama işlerin hiç değişmediği bir meslek bulamazsınız.
“İşler hep aynı!..” deyişi, gerçekle çelişkiye düşmektedir. İşler asla hep aynı değildir.
BÖLÜM 3
Mesleğiniz ne olursa olsun, kendinizi bir satıcı olarak görün
İş hayatına girdiyseniz, artık siz bir satıcısınız.
Mühendis, müdür yardımcısı, fabrika yöneticisi, sekreter, marangoz, kimyager, stilist, başkan yardımcısı olabilirsiniz. Bütün bunların hiç önemi yok. Siz, yinede bir satıcısınız.
Her Allah’ın günü, bütün bir gün boyunca diğer insanlara, kendi fikirlerinizi şirketinizin veya başkalarının fikirlerini ve hepsinden önemlisi, onlara kendinizi satıyorsunuz.
Bir satıcı olarak hiç yeteneğiniz olmadığını söyleyebilirsiniz. Bu hiç önemli değil. Zaten satıcılık yapanların çoğunda, ya pek az satıcılık yeteneği vardır yada hiç yoktur, yinede çoğu başarılıdır.
Burada sözüne ettiğimiz satış şekli, yetenekten çok davranışlarla ilgili.
İlk izlenimlerin kalıcı olmasının bir nedeni vardır. Birisi sizinle karşı karşıya geldiğinde hakkınızda hemen bilgi edinir. Onda bıraktığınız izlenimleri bilinçli bir şekilde sınıflandıramaz, ama, yinede o izlenimi alır ve bir yere saklar.
Elinizi sıkarken, gücünüzü hisseder, sesinizin cesaret yansıtıp yansıtmadığını duyar, yürümenize bakar.
Kendinizi paketleyiş biçiminizle ona pek çok bilgi verirsiniz. Giyiminize ve bakımlı olup olmayışınıza göre, sizin düzenli veya düzensiz, rahat yada sinirli, resmi veya samimi, tutucu veya yeniliklere açık bir insan olduğunuza karar verir.
Kişinin masası, çalışma odası, yada bürosu, onun hakkında neler ortaya koyar, bir bilseniz şaşırırsınız. Kendisi içeride yokken bile birinin bürosuna girerek, onun hakkında bir hayli bilgi edinebilirsiniz. Bürosu bir çalışma yeri olarak mı, yoksa bir vitrin gibi mi düzenlenmiş? Yoksa her iki durumda bu büro için geçerlimi? Oda, sahibinin özelliğini yansıtacak şekilde zevkle ve kişisel olarak mı döşenmiş? Yoksa yalnızca dekoratörün zevkini yansıtan lüks ve ultra modern bürolardan birimi. Yine aynı şekilde bir büronun genel görüntüsüne bakarak, buranın işinden nefret eden biri tarafından mı, yoksa işini çok seven biri tarafından mı kullanıldığını anlarsınız.
BÖLÜM 4
Yapıp söylediklerinizin gelecekte ki sonuçlarını daima düşünün.
İş hayatı, satın alanlar ve satanlardan oluşur. Hiç unutmamanız gereken başka bir kural: “Satanlar, alanlardan daima daha çok kazanır.!”
Önemli bir nokta: “ İnsanlar kendilerine bir şeylerin satılmasından hoşlanır.” İyi pazarlamacıyı kendilerine bir şey satmak için dil dökerken görmek onları mutlu eder. İnandıkları bir satıcıdan bir şey almaya da bayılırlar.
Alıcılar, kendilerinin kaptan olduklarını sanırlar. Bırakın öyle sansınlar. Her iyi satıcı, aslında kendisinin kaptan olduğunu bilir.
Bu nedenle satıcı olun, yada en azından kendinizi öyle görün. İş hayatındaki önemli kişiler, kendilerine ilgi gösterilmesine alışıktır. Bunun beklerler. Önemsiz olanlar, sıradan işleri yapan küçük memurlar bu ilgiye alışık değildir ve bir insan olarak onları fark etmenizi takdirle karşılarlar. Sekreterler,..laboratuar asistanları.. santral memureleri.. getir götür işini yapanlar.. dosya memurları.. İş hayatında küçük adam denen kişilerin hepsi.. onlarla dost olun, ilgilenin!onları d
(Eğer Bu Bilginin Eksik Kaldığını Düşünüyorsanız Mesajın Orjinali İçin Tıklayınız... )
[Bu Konuya Yorum Yapın] [Paylaşımcıya Teşekkür Edin] Bu Bilgiyi Yazdırın!!!
|